Samsun uyumadı: Bir asırlık onur nöbeti

ULU Önder Atatürk’ün istiklâl mücadelesini başlattığı Samsun, önceki gün büyük bir provokasyona sahne oldu. İlkadım ilçesi Kale Mahallesi’ndeki Atatürk Parkı’na ciple gelen 2 kişi, Onur Anıtı’na halat bağlayıp çekmeye çalıştı. Çevredekiler tepki gösterince, şüpheliler halatı olay yerinde bırakıp kaçtı. Zanlılar kısa sürede yakalanırken, Samsunlular çirkin saldırıya karşı adeta tek yürek oldu.

‘GÖZÜMÜZÜ KIRPMADIK’

Saldırının ardından anıtın etrafında toplanan vatandaşlar, tüm geceyi uyumadan parkta geçirdi. Ata nöbeti dün de devam etti. Nöbet tutanlardan Yasin Sarıkaş, saldırıdan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Genç arkadaşlarımızla sabaha kadar, gözümüzü kırpmadan nöbet tuttuk. Gerekirse bir gün değil; bir ay, bir yıl tutarız” dedi. Bahar Uluçay ise “Atatürk sadece bir kişi değil, o bir fikri de temsil eder. Saldırı onun temsil ettiği fikirlere yapılmıştır. Biz de tepkimizi ortaya koymak adına sabaha kadar burada nöbet tuttuk” diye konuştu.

Samsun uyumadı: Bir asırlık onur nöbeti

ŞENTOP: BİR KARANLIK EL

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise Twitter’dan Samsun ve Edirne’deki saldırıları kınadı: “Atatürk’ün millet olarak sahip çıktığımız hatırasına yönelik Samsun’da gerçekleşen provokatif saldırıyı şiddetle kınıyorum. Uzunköprü’deki Adalet Anıtı da saldırıya uğramıştır. Bir karanlık el geçmişte olduğu gibi provokasyonlar denemektedir.” AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de saldırıyla ilgili, “Atatürk’ün aziz hatırasına yapılan saygısızlıkları ve provokasyonları kınıyoruz. Geçmişten beri bu saygısızlıkların ve provokasyonların temel amacı vatandaşlarımızda infial oluşturmak ve Türkiye’ye zarar vermektir” paylaşımı yaptı.

KAZIM PAŞA YAPTIRDI

ATATÜRK’ün Milli Mücadele’yi Samsun’da başlatmasının anısına şehirde bir abide yapılacaktır. Samsun Valisi Atatürk’ün yakın silah arkadaşlarından Kâzım İnanç Paşa’dır. Kâzım Paşa, Avusturyalı mimar ve heykeltıraş Heinrich Krippel’in Ankara ve İstanbul’daki anıtlarını çok beğenmiştir. Bu abide de Krippel’e sipariş edilir. Üç yıl sonra 1931’in ağustos ayında anıt tamamlanır. “Onur Anıtı” adını alan bu eser 29 Ekim 1931’de Samsun’da bugünkü yerine dikilir. 15 Ocak 1932’de de resmen açılır. O günden itibaren de Samsun’un sembolü haline gelir. Krippel ise 1938’e kadar Türkiye’de kalır. Afyon ve Konya’da da anıtlar yapar. Krippel’in Avusturya’da da birçok anıt ve heykeli var.

Samsun uyumadı: Bir asırlık onur nöbeti
Krippel, anıtı 1931’de tamamladığında atölyesindeki ekibiyle bu pozu vermişti…

PROVOKATÖRLER TUTUKLANDI

Çirkin saldırının ardından çalışma başlatan ekipler, şüphelilerin kaçtığı aracın plakasını tespit etti. Plakadan yola çıkan polis, kuzen oldukları ortaya çıkan Batuhan Fidan ile Celali Rahman Fidan’ı yakalayıp gözaltına aldı. 2 kuzenin toplamda ‘uyuşturucu kullanmak’dan 11, ‘uyuşturucu ticareti’nden 2, ‘kasten yaralama’dan 9, ‘taksirle yaralama’dan 3, ‘alkollü olarak araç kullanma’dan 2 suç kayıtları olduğu belirlendi. İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı, “İkisinin de çok fazla suç kaydı var. Suç makinesi gibiler… Bir tanesi gece alkol aldığını da beyan ediyor” dedi. Şüpheliler savcılık sorgusunun ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Kanunu’na muhalefet suçundan tutuklandı. İlgili kanuna göre 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacaklar.

Samsun uyumadı: Bir asırlık onur nöbeti

ANITA BAKIP ‘YIKASIM VAR’ DEMİŞ…

2 saldırganın ifadelerine Hürriyet ulaştı. Saldırının baş faili Celali Rahman Fidan’ın ifadesi özetle şöyle: “Hiçbir örgütten talimat almadım. Bu eylemi kendi irademle gerçekleştirdim. Atatürk heykelini yıkmaktan başka bir düşüncem yoktu. Atatürk heykelinin bulunmasını protesto ediyorum. Halat ve ipleri ağabeyimin dükkânından aldım. Batuhan bana yardım etmedi.” Batuhan Fidan ise şunları söyledi: “Ben Atatürk’e saygı duyuyorum. Büstlerine karşı da bir görüşüm yok. Olaydan bir gün önce bir restoranda otururken Celali Rahman şakayla karışık Atatürk anıtını göstererek ‘Şunu arabaya takıp, çekip yıkasım var’ dedi. Olay günü ben alkol aldıktan sonra araç ile yanıma geldi. Birlikte kahve içtik. Sonra anıtın yanına geldik. Celali ‘Gönlümü rahatlatacağım’ diyerek halatı anıtın üstünden geçirdi. Tekrar arabaya bindi. Aracı çalıştırdı ancak halatlar koptu, oradan gittik.”

Yorum yapın

SMM Panel