Haydar Dümen’in son röportajı… ‘Hayatımın ikinci ’45’ini yaşamak isterim’

Psikiyatrist ve yazar Haydar Dümen’in korona virüs nedeniyle hayatını kaybettiği ve dün defnedildiği açıklandı. Vefat haberini aynı gazetede çalıştığı köşe yazarı arkadaşı Mehmet Coşkundeniz sosyal medya hesabından duyurdu.

Coşkundeniz paylaşımında, “Gazetemiz Posta’nın yazarı Haydar Dümen hocamızı Covid-19 nedeniyle kaybettik. Türkiye’nin en renkli doktoruydu. Sadece cinsellik konusundaki yazılarıyla değil, hayvan sevgisiyle de tanınırdı. Nur içinde yatsın” ifadelerine yer verdi.

Ünlü yazar Dümen’in 26 Ekim 2020’de Hürriyet yazarı Savaş Özbey’e verdiği röportaj ise şu şekilde:

90 yaşındasınız… Hayatınız bir maç olsa ömrünüzün hangi yarısını tekrar oynamak isterdiniz: İlk 45 mi, ikinci 45 mi?

– Hiç tereddütsüz ikinci yarısını tekrar yaşamak isterim. Çünkü öncelikle eşim Gül olmak üzere, tüm güzellikler başıma ikinci yarıda geldi.

◊ Kimselere âşık olamamak mı, her aşkın kötü bitmesi mi?

– Amma da yaptın yahu, aşksız olmaz. Olsun, olsun da kötü bitsin. Güzelken verdiği enerji, duygu yeter.

◊ Hangisi daha iç gıdıklayıcı: Göz kırpmak mı, göz kaçırmak mı?

– Göz kırpmak! Çünkü dopamin, serotonin gibi hormonların salgılanmasına neden oluyor.

◊ Yılın hangi mevsimi daha romantik? İlkbahar/yaz mı, sonbahar/kış mı?

– İlkbahar. Doğa da aşkla canlanıyor bu dönemde.

◊ Hangisiyle komşu olmak isterdiniz? Catherine Deneuve mü, Brigitte Bardot mu?

– Brigitte Bardot’yla. İkimiz de sıkı birer hayvanseveriz. Çok iyi anlaşırdık.

◊ Karga sevginiz malum. Cihangir’de de oturuyorsunuz. Kedi mi, karga mı?

– Cihangir’de yaşayıp kedilere kayıtsız kalmak pek mümkün değil. Evde iki, bahçede de sayısız… Ancaaak karga deyince akan sular asıl o zaman durur. Evimin bir odası onlara aittir.

İTİRAF ETMEK ALDATANIN GÖREVİ

◊ Peki ikisi de sizi romantik bir yerde akşam yemeğine davet ediyor. Hangisini ekersiniz: Brigitte Bardot mu, Marilyn Monroe mu?

– Demin Brigitte’i kapı komşusu yaptık, onu her zaman görürüm. E Marilyn’e gideyim ben.

◊ Gece seksi mi, sabah seksi mi?

– Gece seksi.

◊ Sizce hangisi daha avantajlı: Zengin ama çirkin doğan mı, fakir ama güzel doğan mı?

– Kendi çabanla uğraşıp, emek verip zengin olabilirsin ama çirkinsen çirkinsindir.

◊ Hastalarınız arasında eşlerden birinin diğerini aldattığını anladınız. Söyler misiniz, susar mısınız?

– İtiraf etmek, aldatanın görevi. Sadece yol gösterebilirim, onun dışında sonsuza kadar susarım.

◊ Beyaz yalan ne zaman hoş görülebilir? Sevip söylerken mi, sevilip işitirken mi?

– Sevdiğin zaman çoğu şeyi hoş görebilirsin.

Ancak yalan beyaz da olsa yalandır. Unutulmaz, zamanı gelince önünüze konulur.

◊ Tek başınıza ağlamak mı, birinin omzunda ağlamak mı?

– Tek başına ağlamak iyi bir katarsis (arınma) olabilir.

Meslektaşım Freud ile sohbet güzel olurdu

ZEKİ İNSANIN GÜNLÜĞÜ…

◊ Sizde hangisi daha çok anksiyete yaratır: Geç kalmak mı, geç kalanı beklemek mi?

– Mesleğim gereği geç kalanı beklemek…

◊ Hangisiyle ahbap olmak isterdiniz: Çok benzediğiniz Einstein’la mı, meslektaşınız Freud’la mı?

– Eşimle iş için Frankfurt’a gitmiştik. Tramvayı beklerken 5-6 yaşlarında bir Alman çocuğu “Aa, Einstein” diye boynuma sarılmıştı. Sanırım o gün, Einstein’ın ünlü dil çıkardığı fotoğrafını çevremize toplanan en az 8-10 kişiyle yeniden canlandırmıştık. Ancak meslektaşım Freud ile sohbet kaçırılamayacak bir imkân.

◊ Yangında hangisini kurtarırsınız? Mona Lisa tablosunu mu, yavru kediyi mi?

– Zor bir soru… “Sanat mı hayat mı” diye soruyorsun aslında. Mona Lisa, insanoğlunun kolektif mirası. Neyse ki tablonun aslı çok küçük boyutta, eminim ikisini alıp kurtarabilirim.

◊ Sofrada hangisiyle daha lezzetli tartışılır? Kafka mı, Dostoyevski mi?

– Kafka… Aşk ve acı üzerine saatlerce tartışabilirdik.

◊ Bir şeyi gece planlamak mı, gündüz planlamak mı?

– Gece… Bir başınalığınızın sessizliğinde yapılan planlar, üzerine daha çok düşündüğünüz ve hep daha iyi sonuç verenler oluyor.

◊ Hangisi daha çok haz verir? İyi bir roman mı, iyi bir film mi?

– İyi bir roman, çünkü hayal gücü sonsuz. Kitaplardan uyarlanan filmler çoğunlukla hayal kırıklığı yaratmıştır bende. Kendi düşlediklerim hep bambaşkaydı.

◊ Olduğunuz zamanda her yere ışınlanabilmek mi, olduğunuz yerde her zamana gidebilmek mi?

– Tartışmasız, olduğum yerde her zamana gidebilmek. İçinde bulunduğumuz zamanda, aşağı yukarı her yer tekdüze.

◊ Peki geçmişe mi, geleceğe mi?

– Geçmiş savaşlarla dolu. İlk denemek isteyeceğim gelecek olurdu.

Hatır için çiğ tavuk yenmez ama yedirtiyorlar

HAYAT BİLGİSİ…

◊ Hatır için çiğ tavuk… Yenir mi, yenmez mi?

– Yenmez ama yedirtiyorlar…

◊ Tüm müzik aletlerini çalabilmek mi, bütün sporları yapabilmek mi?

– Tüm müzik aletlerini çalabilmek. Hepsi olmasa da olur, bir saz çalmayı bilseydim şimdi keşke…

◊ Sofrada hangisine tahammül daha zordur: Obura mı, gevezeye mi?

– Gevezeyle rahatlıkla aşık atabilirim; ama çalıp çırpan, dünyayı versen doymaz bir obura asla tahammülüm olmaz.

◊ Sizce hangisi daha çok çekti: Pamuk Prenses mi, Külkedisi mi?

– Külkedisi. Kızcağız yıllarca kendi evinde üvey kardeşlerinden ve annesinden psikolojik ve fiziksel şiddet görüyor.

◊ Asla hatırlamadığınız biri size çok samimi davranıyor… Yekten hatırlamadığınızı mı söylersiniz, dolambaçlı sorularla kim olduğunu mu anlamaya çalışırsınız?

– Hiç zaman kaybetmeden, affımı sunarak hatırlayamadığımı söylerim.

◊ Misafir gittiğiniz bir yerde yemeği beğenmediniz. Tabakta bırakmak mı, çaktırmadan köpeğe vermek mi?

– Oh madem mangal var, canım köpekler zaten beni kurtarmak için sabırla bekliyorlardır. Çaktırmadan onlara veririm.

◊ Evinize yatılı misafir geldi, horlamasından uyunmuyor. Uyandırır mısınız, uykusuz mu kalırsınız?

– Zaten çok uyuyabilen biri değilim. Kimse kusura bakmasın, kendi odamdan bile duyuyorsam gider uyandırırdım.

Duydunuz zilin sesini süreniz başladı!

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir